« Önceki |
ISO görüntü dosyası -ya da "kalıbı", CD standardı olan ISO 9660 dosya sisteminin birebir görüntüsünü içeren bir dosyadır. Normalde ISO 9660 için kullanılan terim şimdilerde daha geniş anlamda görüntü dosyaları için kullanılıyor. Bir ISO dosyasını uzantısından tanıyabilirsiniz: .iso. Özellikle işletim sistemlerinin bu şekilde dağıtılıyor oluşu, ISO görüntüsünün, sistem CD'sinin tüm özelliklerini tek dosya altında topluyor oluşudur. Bu özellikler dosya öznitelikleri ve açılış (boot) kodunu da kapsar. Bu şekilde, sistem dosyalarını CD'ye kopyalayıp bir de açılış kaydı hazırlamaya gerek kalmadan, tek hamlede açılabilir (boot edilebilir) işletim sistemi diski oluşturulabilir. ISO dosyalarının elbette tek amacı işletim sistemi değildir, bir CD'nin birebir görüntüsünün gerekli olduğu başka her türlü depolama amacıyla da (standartlar çerçevesinde) kullanılabilir.
ISO görüntü dosyasıyla bir işletim sistemi indirdiyseniz, bu ISO dosyasını CD'ye kopyalamanız size işletim sistemi CD'sini vermez. Doğru şekilde içeriği CD'ye aktarmak için CD/DVD yazma programınızın ISO yazdırma işlevini kullanmalısınız. http://www.pclabs.gen.tr/2008/02/12/iso-goruntu-dosyasi-nedir/print/ |
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 121'inci maddesinde "(1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukukî bir neden olmaksızın kabul edilmemesi hâlinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur" hükmüne yer verilmiştir. Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi, ilk defa 5237 sayılı Kanunla suç olarak düzenlenmiştir. Eski TCK'da bu maddenin karşılığı yoktur. “Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi” başlıklı 5237 sayılı Kanunun 121 inci maddesi; “(1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur” şeklindedir. Bu suçla dilekçe hakkının kullanılması güvence altına alınmıştır. Bilindiği gibi Anayasanın 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptirler” denilmektedir. Dilekçe hakkının kullanılması 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılması Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Maddedeki suçun oluşabilmesi bakımından dilekçenin söz konusu olması gerekmektedir. Dilekçe, kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına yazılı olarak yaptığı başvuruyu ifade etmektedir. Dilekçenin unsurları 3071 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilmiştir. Buna göre; “Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerde, dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir”. Eğer dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresi bulunmuyorsa dilekçe söz konusu olmayacaktır. Sadece sözlü başvurunun kabul edilmemiş olması halinde maddede yer alan suç oluşmayacaktır. Madde gerekçesinde dilekçenin kabul edilmemesinin hukuki bir temele dayanması halinde suçun oluşmayacağı ifade edilmiştir. Örneğin suç duyurusuna ilişkin dilekçenin, ilgisiz bir makama verilmeye teşebbüs edilmesi halinde kabul edilmemesi suç oluşturmayacaktır. 3071 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi kapsamında bulunan dilekçelerin kabul edilmemesi durumunda da suç oluşmayacaktır. 3071 sayılı Kanun “İncelenemeyecek dilekçeler” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerden; Kaynak: http://www.gelecekonline.com/Yazilar.asp?goster=dos&id=655 |
Facebook'a Ekleyin